YİNE, YENİ, YENİDEN…

Spor sonrası ailecek bir fotoğraf alalım dedim ama Dila (büyüğü) gelmek istemedi. Bizde 3 müz selfielendik ,)

Uzuuun bir aradan sonra yine,yeni,yeniden diyorum…

Bu 1 senede hayatımda değişiklikler oldu, 2 çocuk yordu veee dönüp baktığımda şu 2018’e kendime ait ne yaptım diye sordum. Cevap: koca bir hiç! Böyle olunca insan bir garip hissediyor. Nasıl mı? Mesela istediğim bir hobimi yapabildim mi? Spor yapabildim mi? İşe dönebildim mi? İsteyip de ah şunu yaptım dediğim tek birşey olmadığını görünce açıkçası üzüldüm. En basitinden buraya 1 yazı bile yazmamışım. Ki 2018’de bile (yazım olmamasına rağmen) yorumlar, sorular almaya devam ediyorken. Neden böyle olmuş, bilmiyorum ama zararın neresinden dönersen dön kardır diye atalarımız boşuna söylemiş diyerek… 2019 a girdiğim ilk günden beri önemli kararlar aldım ve bir “to do list” oluşturdum. Neler yapıcam ve neler yapmicam… Sırayla bunları uygulayamaya başladım bile! Bu sene kesinlikle farkındalık senesi olacak benim için. Başta bloguma geri dönüyorum.. insan gerçekten birşeylere ara verince veya bırakınca dönmesi çok zor oluyor ama hiçbirşey imkansız değildir! (istendiği sürece)

O instagramda filtreli veya filtresiz taşş vücutları görünce artık sinirimi bozmayacağım ve tekrar eski halime döneceğim. Tabi bu arada bu geçen yıl ne spor üyelikleri neler neler yakıldı ama pes etmek yok. Şunu anladım spora gidemiyosan o sana gelecek! Nasıl mı?? Teknoloji sen nelere kadirsin… diiip kafamıza en uyan bir spor aplikasyonu indiriyoruz. Bu arada bir tane Mat ediniyoruz. (resimde yerde duran pembe şey) Kendimize en uyan basitinden bir programla günde 15 dak. ile başlıyoruz. Hatta ben başladığımda çocuklar tepemden inmedi ve beraber yaptık. Onlara da eğlence çıktı. Burda eşiminkini paylaşıyorum çünkü sırt ağrılarım arttığı için doktora gittim. Bir süre bir rehabilitasyon merkezinde tedavi amaçlı spor yapacağım sonrasında bu programla devam edeceğim. Çünkü 2 çocuk beni bitirmiş. Kasım kalmamış. Kaslarımın toplanmaya ihtiyacı olduğu için böyle bir ön çalışma yapmamız gerekiyormuş. Bunu da ilerleyen zamanlarda daha detaylı olarak paylaşacağım. Şimdilik üyelik oluşturduğum bu aplikasyonda sadece eşim Levent çalışıyor.

Apple tv aracılığıyla ekranı televizyona yansıtınca tabi daha rahat oluyor. Ama cep telefonundan da çok rahat yapılıyor.

Arkada da tribünde biri bizi izliyor 🙂

Başka ne mi yaptım. Yeme düzenimizi değiştirdik. Eşimin kolestrolü çok yüksek olduğu için ve kalbinde plak olduğu için artık Glutensiz besleniyor. Hayatımızdan tatlıyı tamamen kaldırdık. Levent 1 ayda bu şekilde 6 kilo verdi. Ben de biraz ona uyarak ve biraz çocuklardan tırtıklıyarak bu durumun ortalarındayım. Şu hali bile yarıo diyebilirim!

Yeni yılda istediğim kitabı alıp okumaya başladım ki bu da çoook ara verdiğim birşeydi. Hep Kitap’ın “Mutluluğun Kitabı” bence bu yolda bana güzel eşlik edebilecek diye düşündüm.

Hep Kitap’ın Instagram sayfalarında görüp de aldım. Yeni başladım şimdilik güzel gidiyor diyebilirim…

Eski hobim olan dansa geri dönmek istiyorum fakat hala yakınlarımda bir okul bulamadım 🙁

Geçen sene yapmak isteyip de yapamadığım herşeyi yapıcam ve bu seneyi bitirdiğimde bunların hepsini gururla ve kitapta da yazdığı gibi sevinçle! paylaşıcam. Herkesin 2019 için dileklerinin gerçek olmasını temenni ederim ve herkesin isteyip de yapamadıklarını yapabileceği güzel bir yıl olması dileğiyle…

HaftaSonu Ne Yapıcaz Sorusu!

Haftasonu olmasına tabiki bayılıyoruz ama gelip çatınca çocuklarla napalım, nereye gidelim soruları beni benden alıyor. İstanbulda artık kontağı çalıştırıp yarım saatte bir yere gidebiliyorsan şanslısın. Hadi çocuklarla şuraya gidelim demen en az 1-1,5 saat sürüyor . Hadi çıkıyoruz dediğin anda yedisi içtisi çanta hazırlaması vs min. yarım saat – 45 dak. Çıkıp bir yere varman ve park etmen min. 1 saat. Dönüşte akşam trafiğinde eve dönmek 2 saat. Tadından yenmiyor.. Ki bu arada biz İstanbul’un göbeğinde oturuyoruz. Hem Avrupa’ya hem Asya’ya yakınız diyebilirim. Ona rağmen çocuklarla bir yere gitmek ve dönmek sıkıntı. Bu kış nasıl geçicek bilmiyorum…

Geçtiğimiz haftasonu Birce’nin tavsiyesiyle Watergarden’a gittik. Çok beğendim cidden. Okumaya devam et “HaftaSonu Ne Yapıcaz Sorusu!”

Bebeklerde Demir Eksikliği

Bizim 2 numara Melisa hnmın 1 yaş kan sayımını yaptırdık. Sağlık ocağı muaynelerinde mutlaka isteniyor ve kesinlikle de yapılmalı bence.  Baya detaylı küçük check up gibi bişi oluyor. Bu arada D vitaminine, demirine de bakıldı.  Bir kaç gün sonra sonuçlar geldi ve trombosit (plt) diye bir değer yüksek çıkmış. Tabi doktorumuz Bingül Pektaş’a hemen whatsapptan msj atıldı sonuçlar. Doktorlarla aramadan rahatsız etmeden bu whatsaplaşmak müthiş bişi 🙂 O yazıyor ibaresini görüyorum ama internette google amcaya sormadan da yapamıyorum. Karşıma ilk çıkan yazıyı okudum ve fenalık geçirdim. Kalbim durcak sandım.

Okumaya devam et “Bebeklerde Demir Eksikliği”

Kardeş Travması

Benim kardeşim olmadığı için ve annem de tek çocuk olduğu için ben kardeş nedir bilmem. Kardeş olayını eşimle öğrenen ben, Dila’ya kardeş olayına sıcak baktım ve nitekim Melisa oldu. 2 kız muhteşem bişi bence. Hayata 1-0 önde başlıyorsun çünkü doğuştan en yakın arkadaşın var 🙂 Biz tek çocuklar her zaman bir arkadaş ararken, onlar hiç yalnızlık çekmezler ve arkadaş ihtiyaçları yoktur. (genelleme yapıyorum, istisnalar var tabi…) Biz böyle düşünürken tabi Dila yani küçük abla travma yaşıyormuş. Allah allah…

Okumaya devam et “Kardeş Travması”

Hep Kitap’tan Muhteşem Sürpriz

Geçen gün “Hep Kitap” bana bu güzel çantanın içerisinde 7 adet kitap sürprizi yaptı. Açtım ve tek tek heyecanla hepsini inceledim. Çocuk kitapları o kadar zevkliki! Neler mi vardı?

*Axel Scheffler’in 4 adet Tavşancan ve Faresu serisi kitapları.

Dila bu seriye BA-YIL-DI. Hiç bir kitabı bu kadar sevdiğini görmemiştim desem yeridir. Çok basit ve net bir anlatımı var. Kısa kısa cümleler. Günümüz Türkçesi. En önemlisi de ilüstrayonlar müthiş. İnce detaylar da olduğu için resimlerde, hikayenin içine hikaye katabiliyorsunuz 🙂 Hatta bir baktım ki Dila kitabı eline almış ve kendince okuyor. İnanamadım… Kesinlikle bu yaş grubuna (3 yaşında kızım) hitap eden her evde bulunması gereken bir seri. Dila seride hepsini sevdi ama tabiki bir favorisi oldu. O da “Korkunç Canavar”. İlk başta tereddüt ettim okumaya. Çünkü bu aralar canavar korkusu var. Acabamı dedim ama kendisi sordu – Bunu niye okumuyorsun? diye. Ben de okudum. Düşündüğümün tam aksine Okumaya devam et “Hep Kitap’tan Muhteşem Sürpriz”

Dila’nın 3 yaş Doğum Günü

Karlar ülkesi temalı pasta ve bezelerimiz…

Sonunda Dila 3. yaş kutlamasında eğlenebildi 🙂 Her sene bir ağlama ve mutsuzluk halinde geçiyordu. Bu sene sadece çocuklu arkadaşlarımı ve kendi istediği arkadaşlarını çağırarak bu sorunu çözdüğümü düşünüyorum. Tabi bu durumda büyüme faktörü de var. Ne kadar büyüse de kalabalıktan hoşlanmıyor ve bu değişmeyecek. Ben de bu duruma saygı duyucam.

Bizim orada Herşey diye bi mağaza var. 1 gün önce süslemeler, balonlar vs için oraya gittim. Bu arada pasta telaşındayım bir yandan. Nemo temalı yapmayı düşünüyordum fakat bu temaya uygun hiç bir süsleme bulamayınca Karlar Ülkesi temasına karar verdim. Okumaya devam et “Dila’nın 3 yaş Doğum Günü”

Çocuklar Tiyatroya Bayılıyor

Başlamasını beklerken…

Geçen gün Dila’nın (3 yaşında) kankisi Rüzgar’ın (4 yaşında) annesi Sevda “hadi çocukları tiyatroya götürelim” dedi. Ben erkenmi acaba diye düşünürken Sevda “Harika Kanatlar”ın tiyatrosu bu nasıl olsa çizgi filminden biliyorlar sıkılcaklarını sanmıyorum dedi. Sıkılırlarsa da en fazla çıkarız dedik. Bir avmde gittik ve baya sevdiler. İnanılmaz da eğlendiler. Bana sorarsanız çok kötü bir organizasyondu ama onlar bunun farkında bile değillerdi.

Asıl dün Eti’nin girişi ücretsiz olan tüm çocuklara uygun “Kırmızı Başlıklı Kız” tiyatrosuna gittik. Okumaya devam et “Çocuklar Tiyatroya Bayılıyor”

2. Çocuk Rahatlığı…

Walla derlerdi inanmazdım… 2. nasıl büyüyor anlamıyorsun diye… Hakkaten öleymiş. Bi kere kafan rahat. Lohusa olmuyorsun. Veee en güzeli tecrübelisin! Tecrübe herşeymiş! Panik değilsin, “Allahım bu niye ağlıyor” diye karalar bağlamıyorsun, biliyorsun ki 3 ünden biridir sıkıntısı… Açlık, gaz veya uyku. Bu altın 3 lüyü bilince çok da zor olmuyor hayat. Ha ne mi zor? Tabiki uykusuzluk! 2 saatte 1 emme muabbetine ayaktasın. Ama sabah senden devir alcak biri varsa onda da sıkıntı yok. Yani kısacası 2. çocuk rahat… Bi koyver gitsin modu geliyor… Okumaya devam et “2. Çocuk Rahatlığı…”

Bu Soğuk Günlere Sıcak Kum Terapisi

Evde  2 yaşındaki bir çocuğu oyalamak gerçekten çok zor! Heleki öğlen uykularını kaldırmış bir çocuksa bu… Eminim benim gibi hisseden bir çok anne vardır… Bu durumda ne mi yaptım? Tabiki Pinterestte çocukları evde oyalayabilecekleri şeyleri araştırmaya başladım. Vee müthiş bişi buldum. Ev yapımı kum 🙂 Çok basit ve inanın çok eğlenceli. Çok büyük pislik oluo ama değer! Dila 2 saat başından kalkmadı. Tavsiyem halıdan uzak, pijama veya lekeli ev kıyafetlerinin giyilmesi ve sonrasında banyo saatine denk gelmesi önemli. Şimdi bu kum nasıl mı oluyor? Tarifin yarısını denedim ben. Yani 4 bardak una yarım bardak bebe yağı ilave ediyorsunuz ve miss gibi deniz kumu elde ediyorsunuz. Hem güzel kokulu hem de yumuşacık. Okumaya devam et “Bu Soğuk Günlere Sıcak Kum Terapisi”

Dila’nın 2 Yaş Doğum Günü Partisi

Dila 2 yaşında oldu ve parti yapmak icap ettiği için kara kara düşünüyordum. Hem hamileyim, hem bu vertigo belası başımda. E durum böyle olunca onca misafiri kim ağırlayacak… Ben de şu yeni trend olan parti evlerini araştırmaya koyuldum. O kadar çok seçenek varki inanamadım. Ama üç aşağı beş yukarı hepsi aynı gibi… Ben gelecek olan miniklerimizi de düşünerek küçük bir yer seçtim. Yani anne-babalarla çocukların aynı katta olabileceği tek bir yer bulabildim. Paylaştığım resimlerde de görüldüğü üzere şirin bir yerdi. Gayet temiz ve organizelerdi. Heleki fotoğrafçı fikrine bayıldım. Okumaya devam et “Dila’nın 2 Yaş Doğum Günü Partisi”