Evde Evcil Hayvan; O Bir Guinea Pig :)

Dila’nın hayvan sevgisi öyle büyükki evdeki kedimiz Cookie ona yetmiyordu. 🙂 Babaanne ve dededeki köpekleri Paris’i eve istiyor hatta Cookie ile arada değiş tokuş etmek istiyordu. Olamayacağını devamlı anlatmamıza rağmen bir türlü köpek sevdası geçmedi. Onu dışarda tasmayla dolaştırmak müthiş bir keyif Dila için…

Bir gün (19 Kasım 2017) ailecek Avm’ye girdik öyle hava kötü takılalım, 3-5 bişeye girerler yemek yer kaçarız derken, girişte bir pet shop ve bu yavru guine pigler camda sergileniyorlar. Tabiki durduk ve hadi bir bakalım diye içeri girdik. İçerideki arkadaştan biraz bilgi aldık ve dışarı çıktık. Çocuklar biraz kapalı parkta oynadılar ve sonrasında yemek yerken ben biraz bu hayvancağızı googleladım. Bakımı kolay duruyor ve köpek isteyenlere iyi bir alternatif olabileceği, hatta çocuklar için çok uygun olduğu gibi şeyler yazınca Dila ile bir anlaşma yaptık.

Dila dedim; köpek istiyorsun ya ve evimizdeki kedi yüzünden alamıyoruz ya gel biz bir guinea pig alalım onun yerine ve bu köpek fikrinden vazgeçelim dedim. Veee en can alıcı bölüm; bu sevimli şey tasmayla gezdirilebiliyormuş dedim. (bu da doğru bu arada) Dila’nın sevinci tarif edilemez… Mağazaya geri döndük ve  guinea pigimizi seçtik. İsmi Ponçik Papaz Çetindemir oldu. Ponçik ismi Dila’nın istediğiydi, baba da bunun saçları papaz gibi deyince bir de papaz eklendi ve soyadımızı da aldı.  

Mağazadan aldığımız gün ordan geçen bir çocuğa anlatıyor…

Başta minik bir kafes aldık, talaşı, yemi ve suluğu. Kafesine talaş seriliyor, mama kabında yemi oluyor, suluğu damlalıklıydı sonra büyüyünce büyük tasa geçtik, kuru otlara bayılıyorlar ve tabiki olmazsa olmazları taze yeşillikler. Gerçekten bakımı çok kolaymış diyebilirim. Aşı veya veteriner derdi yok. Aslında bu hayvanlar çift olarak yaşarlarmış ama biz bilmiyorduk ve tek aldık. Sonra arkadaşımınkilerle oluyor mu diye baktık fakat bizimki yalnızlığa alışmış istemedi. Kötü davrandı diğerlerine. Biz uzun tüylü aldığımız için 3-5 ayda bir tüylerini kırpıyorum makasla ve sonrasında ılık bir duş aldırıyorum. Suyu çok seviyor diyemem ama kurutulmaya bayılıyor 🙂 Bu arada bunların hepsinde Dila en büyük yardımcım. Hatta evde aralarında görev dağılımı var. Mesela kuaförcülük oynuyorlar ama müşterileri tabiki Cookie ve Ponçik. Ponçik her zaman Dila’da ve Cookie Melisa’da. Tabi kediler böyle şeylere çok sabrı olmadığı için bir müddet sonra uzuyor ve Melisa oyuncak kaplanına kalıyor. Eve ilk getirdiğimizde Ponçiği kafesinden çıkarmadık ve Cookie’yi gözlemledik. Baktıkki hiç bir sıkıntı yok ondan sonra ona büyük bir ev yaptık. Üstü açık 2 katlı villası var hanfendinin.

Kuaför sonrası tacı takılmış, hazır…

Ponçik Dila’ya sorumluluğu ve sahiplenmeyi öğretti diyebilirim. Tabiki aslında bakımı bende ama yapabileceği şeyleri mutlaka yapıyor ve bir gün bile kaçmıyor. Gerçekten çok seviyor ve aldığımız sene 1 ay sonra doğum günüydü ve pastanın üstüne yukarda koyduğum kapak resmini koymamı istedi. Hatta okula da bastırtıp götürdü ve sınıfına astırdı.

Gel gelelim kızların tabiriyle Kukişin macerasına….

Kızlar daha dünyada yoktu ve Sushi adında bir pisimiz vardı. Benim küçüklüğümden beri hep kedim oldu. Biraz kedi severim, adımdan belli olmuyor mu 🙂 Hep sokaktan alıp eve getirirdim ve en son annemlerle yaşarken 4 pisimiz vardı. Amerika’ya gittiğimde yurtta kalırken izin yoktu tabi o zaman Zikri adında bir Beta balığım olmuştu. Hayvanla yaşamaya alışmış birine hayvansız bir ev ev değilmiş gibi geliyor. Sonra kendi evimize geçince Levent’le Sushi’yi bulduk sokakta. O da bizimle Türkiye’ye geldi. Ona mama, kum almaya gittiğim bir petshop vardı. Orda da yavru pisiler olurdu satılık. İran, British vb cinsler… Bir gün bir baktım bizim Cookie tabi o zaman bizim değil orda kocaman haliyle küçücük kafeste. Kendisi uzun tüylü bir Scottish Fold. Biri almış 1 sene sonra geri getirmiş. Fakat hayvan büyük ve o kafeste… bana bakıp miyavlayınca izin isteyip kucağıma aldım. Offf nası yapıştı anlatamam. Bırakamıyorum… ve o kocaman pisiyi 600 dolara satıyorlardı. Neyse bıraktım eve döndüm ama aklım kaldı tabi. Sonra 2 ay boyunca gittim geldim aynı dükkana ve hala orda. En sonunda pisleştim. Dedim bunu bana verin böyle olmaz. Bu hayvana yazık, bunun bu büyük haliyle kimse 600 dolar vermez. Ben sizden mamasını herşeyini alim bunu bana verin dedim. Tabi kabul etmediler.  Annemlerin en samimi arkadaşı da ordan köpek almış, ertesi gün geri getirmiş fakat satılınca parasını alcaklardı ve köpek satılmış onların da parasını geri vermemişler. Üstüne de bu olunca dedik o paraya sayın (çünkü vermiceklerdi o parayı). Onlar da kabul ettiler ve biz Cookie’yi cehenneminden (onun gözünden) kurtardık. 7 senedir bizimle ve bu kadar huyu güzel, çocukları seven bir kedi olabilir… Kukiş ve Ponçik evimizin diğer üyeleri ve kızlar onları da kardeşleri gibi görüyor.

Başta bahsettiğim Sushi (Amerika’dan getirdiğimiz pisimiz) erkek olduğu için dışarıya çok meraklıydı malesef. Evimiz de bahçe katı olduğu için devamlı dışarı gitmek istiyordu ve her dışarı çıkan kısırlaştırılmış bile olsa erkek pisi gibi bir gün gitti ve gelmedi. Çok üzüldük ama doğanın kanunu…

Melisa’nın kukiş sevgisi… Cookie’nin bakışları serttir ama kendisi öyle değildir 🙂
Guinea pigler salatalık kabuğuna bayılırlar ve öyle bir yerlerki sizin de yiesiniz gelir (şekil A örnek anane)
Artık büyüdüler…

Dila ve Ponçik büyüdü, Dila onun birincil sahibi olarak kardeşinin de sevmesine izin veriyor ama Melisa genelde Dila evde yokken onun tadına daha çok varıyor diyebilirim. Dila Ponçikle ilgilenirken, Melisa da Kukişine parmağına sürdüğü mide rahatlatıcı ezmeden veriyor mesela…

 

 

Yorumlar

yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir